Mutluluk paylaşıldıkça güzeldir.
İnsan sosyal bir varlıktır ve duyguları ile yaşar. Duyguların doğurduğu davranışlarımız ise bizi iyiye veya kötüye yönlendirir.
İnsan, insan olarak yaşamak istiyorsa içindeki iyiliği paylaşabilmeyi öğrenmelidir.
Çok kolaydır bir insanın yüzünü güldürebilmek, kalbinin aydınlığını yüzüne yansıtabilmek. Yüzde paylaşılmayı bekleyen bir gülümseme, sokakta beslenmeyi bekleyen bir kedi, yaşlı bir insanın beklediği yardım elini uzatmak, ağlayan mutsuz bir çocuğun içindeki umut olmak...
Böyle parlamanın anahtarıdır, empati. Önyargılardan uzak kalıp bir başka zihin gibi düşünebilmekle mümkündür. Karşındaki insanın ışıltısını kaybetmekte olan gözlerinden içeriye bakabilmek. Kimseyi tam olarak anlamak mümkün değildir, her ruh kendi içinde doğar, kendi içinde büyür, kendi içinde söner. Ölmekte olan bir ruh ise ancak empati ile kurtarılabilir.
İşte nasıl bir insan olacağımızı, ruhumuzun bize ne anlam ifade ettiğini; kendimize ben iyi bir insan mıyım sorusunu sorduğumuzda dürüst bir cevap verip veremeyeceğimizi bu şekilde anlayabiliriz.
77.